Beyin Temelli Öğrenme

Okullarda yapılan öğretim faaliyetlerinde en çok yapılan yanlışlardan bir tanesi bir müfredat çerçevesinin olması ve bu çerçeve doğrultusunda kısaltılmış küt bilginin öğrencilere hazır olarak sunulmasıdır. Öğrenciden de bu bilgiyi ezberlemesi ve yine hazır olarak verilen 4 ya da 5 seçenekten bir tanesini seçmesi beklenmektedir. Günde 9-10 saat ders, evde 2-3 saat tekrar, özel ders, binlerce çözülen soru ve girilen yüzlerce denemeye rağmen öğrenciler beklenen başarıyı gösterememektedir. O zaman bu yöntem yanlıştır. Beynin çalışma prensiplerine terstir. Beyin Temelli Öğrenme bu konuda sizlere yardımcı olacaktır.

Sağ Beyin Sol Beyin

Peki, beyin nasıl çalışır? Bilgi beyinde nasıl bir değişikliğe neden olur? Bilgi nasıl depolanır? Beyin paralel bir işlemcidir ve bir çok işlevi aynı anda yerine getirebilir. Düşünce, duygu ve imgeleme gibi işlevler aynı anda işleme sokulur. Yani herhangi bir konuyu öğrenirken salt akademik bilgiyi kopyalamaz, bunun yanı sıra konu hakkında düşünce, fikir, duygu, şekil gibi konuyu tüm yönleriyle ve bütünsel olarak alır. Burada ikili beyin teorisi yani sağ-sol beyin teorisi karşımıza çıkıyor. Beyin sağ ve sol olmak üzere iki loptan oluşur. Sol beyin ,matematiksel işlemler, sebep-sonuç ilişkileri, analitik düşünce, kelime, sayı ve semboller ile ilgilidir. Sağ beyin ise görsel ve işitsel konular, sezgiler, gerçeküstü hayaller, mecaz anlamlar ve sentez becerisi ile ilgilidir. Bu teoriye göre öğrenme ortamı, öğrenme metodu ve öğrenme materyali beynin her iki lobunu çalıştıracak şekilde organize edilirse öğrenme maksimum olur. Ülke olarak bizim öğretim sistemimiz sol beyin odaklıdır. Öyleyse bizim sağ beyini de işin içine dahil etmemiz gerekir.

Bionote

Biz de bu noktadan hareketle BIONOTE formunu geliştirdik. Bu form hem sol hem de sağ beyin işlevlerine hitap etmektedir. Bu form ile not alırken akademik bilginin yanı sıra konuyla alakalı duygu, düşünce, fikir, ifade ve sonuç gibi sağ beyin işlevlerini de yazabileceğiniz alanlar vardır. Konu size ne hissettirdi ise yazmakta özgürsünüz, Sıkıcı, eğlenceli, işe yarar, gereksiz, gibi ve hatta sevinçli, üzgün, şaşkın gibi ifadeler (emoji) de kullanabilirsiniz. Öğrenme fizyolojik bir olaydır ve öğrenme öncesindeki beyin ile öğrenme sonrasındaki beyin fiziksel olarak farklıdır. Çünkü öğrenme esnasında beyinde yeni sinir ağaları yani öğrenme ağları oluşmuştur. Öğrenme, beyinde sinir ağları oluşturma işidir diyebiliriz. Öyleyse bir konu ile alakalı ne kadar çok ağ oluşursa hatırlaması da o kadar kolay olur.

Term

Beynin bu özelliğinden yola çıkarak TERM çalışmasını geliştirdik. BIONOTE formunda bulunan TERM çalışması öğrenilmesi ve ne anlama geldiğinin hatırlanması zor olan biyolojik terimlerin 4 farklı tanımını yaparak beyinde 4 farklı öğrenme ağı oluşmasını sağlamaktadır. Biyolojik terimin tanımı, ilişkili olduğu alan, resmi ve etimolojik manası gibi 4 farklı yönden incelemesi yapılmaktadır. Böylece konuyu ve terimleri unutması zor, hatırlaması kolay olacaktır. Çünkü o konu ile alakalı beyinde birden fazla sinir ağı kurulmuştur.

Üçlü Beyin Teorisi

Beyin kendisine ulaşan bilgiye anlam yüklemeye çalışır. Eğer bilgi anlamlı ise, öğrenen kişi için bir şeyler ifade ediyorsa, gerçek hayatta işine yarayacaksa beyin bilgiye direnç göstermez ve öğrenme kolay olur. Burada üçlü beyin teorisi karşımıza çıkıyor. Bu teoriye göre beyin ilkel ya da sürüngen beyin, limbik sistem ve prefrontal korteks olmak üzere üç kısımdan oluşur. Beynin gelişimi de içten dışa doğru bu sırayla olur, Sürüngen beyin tehditlere odaklanır. Tehdit varsa kendisini kapatır öğrenmeyi zorlaştırır. Tehdit yoksa beyin öğrenme için hazırdır. Limbik sistem haz odaklıdır. Bilgi eğlenceli değilse öğrenmeyi zorlaştırır. Eğer bilgi eğlenceli ise öğrenmeyi kolaylaştırır. Prefrontal korteks ise fayda odaklıdır. Bilgi gerçek hayatta işine yarayacaksa yani anlamlı ise öğrenme kolaylaşır. Öğrenen bilginin hiçbir işine yaramayacağını düşünüyorsa o bilgiyi öğrenemez. Bu teoriye göre öğrenenin ön yargılarından kurtulması, bilginin eğlenceli bir şekilde sunulması ve anlamlı olması gereklidir. Hazırladığımız notlarda bilginin gerçek hayatta ne işe yaradığı ve hayatta nasıl karşımıza çıkacağı şeklinde aydınlatıcı notlarımız bulunmaktadır.

Biostyle

Ayrıca BIOSTYLE modülümüzde sunulan yaşam biçimini anlamak ve uygulamak için biyoloji bilmek kaçınılmazdır. Bu da biyolojiyi öğrenmek ve ona bir anlam yüklemek için motive edici bir güç oluşturmaktadır. BIOSTYLE yaşam biçimi “İNSAN DOĞA OLMADAN YAŞAYAMAZ” sloganıyla öğrenenlere doğayı ve canlıları anlaması gerektiğini ve bunun için de biyoloji öğrenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Eğer biyoloji bilselerdi, fotosentezi bilirler ve kendilerine oksijen sağlayan ağaçları kesmezler ve parklardaki bitkilere zarar veren, ağaçları kökünden sökercesine sallayan çocuklarına karşı tepkisiz kalmaz ve onları uyarırlardı. Öyleyse biyoloji bilmek şart. İnsanın, doğanın bir parçası olduğunu, diğer canlılarla bir ve eşit olarak yaşam hakkına sahip olduğunu, doğanın insan olmadan yaşayabileceği ama insanın doğa olmadan yaşayamayacağı, insanın doğayı sömürmeye devam etmesi halinde doğanın da insanın da yok olacağını anlamak için biyoloji öğrenmek şart.

Periyodik Tekrar

Beyin anlam yükleme işini örüntüleme yoluyla yapar. Örüntülemede ise duyguların önemli bir yeri vardır. Örüntüleme, bir nesne ya da olay kümesindeki elemanların ardışık olarak düzenli bir şekilde birbirini takip ederek yenilenmesi olarak tanımlanır. Haftanın günleri, bir yılda bulunan aylar veya matematikteki sayılar gibi. Kısacası bir tekrar söz konusudur ve bu tekrar düzenli bir şekilde yenilenmektedir. İşte beyin bu örüntüleme yoluyla yani düzenli tekrar ve bu tekrarın yenilenmesi yoluyla bilgiye anlam yüklemekte ve bilgiyi öğrenmektedir. Buradan hareketle oluşturduğumuz PERİYODİK GÜNLÜK-HAFTALIK-AYLIK TEKRAR SİSTEMİ tam da beynin bu özelliğine hitap etmektedir. Zaten bir deyişe göre bir konuda usta olabilmek için on bin defa tekrar etmek gerekliymiş. Örneğin çivi çakma konusunda usta olmak için 10.000 adet çivi çakmanız gerekir. Tekrar işte bu yüzden bu kadar önemlidir. Bu sistemde günlük tekrar için ZİHİN HARİTASI oluşturulur. Haftalık tekrar için konuyla alakalı etkinlik çalışması yapılır ve kazanım testi çözülür. Aylık tekrar için video izlenir ve soru bankasından testler çözülür. Aslında test uygulamasına karşı olmakla birlikte ülkenin sınav gerçeği gerçekliğinin gerekliliğinden dolayı test çözme etkinliklerini eklemek zorunda kaldık. Çünkü öğrencilerimiz hayatlarındaki en önemli sınavı geçebilmek için test ile muamele edilecekler. Tüm bu çalışmaları yaparken, ders çalışırken enstrümental müzik ya da klasik müzik (Mozart, Bach, Bethoveen, Vivaldi gibi) dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Sözleri olan müzikleri dinlemeyin. Çünkü şarkıda geçen sözler bilinçaltına işler ve farkında olmadan sizi değiştirir. Sözsüz yani enstrümental müzik evrenin dilidir. Evrenseldir. Müzik ve zeka seviyesi ile ilgili yapılan bir araştırmaya göre zeka seviyesi düşük olanların rap gibi sözel yönü ağır olan müzik dinlediği, zeka seviyesi yüksek olanların ise sözsüz enstrümental ya da klasik müzik dinledikleri ortaya çıkmıştır. Yalnız burada düşük zekalı olanların mı rap dinlediği ya da rap dinledikleri için mi düşük zekalı oldukları belirtilmemiştir. Aynı şey klasik müzik dinleyenler için de geçerlidir. Eğer klasik müzik dinledikleri için zeka seviyesi artıyorsa bu fırsatı kaçırmayın. Klasik müzik dinleyin ve zekanız tavan yapsın. Pentatonik müzik tarzını da tavsiye ederim.

Kuantum Öğrenme

Geliştirdiğimiz sistem tamamen bilimsel ve beynin çalışma prensipleri ve işlevleriyle son derece uyumludur. Eğer öğrenme beyinde gerçekleşiyor ise beyini anlamak öğrenmeyi anlamak demektir. Başka bir çabaya girmeye gerek yoktur. Beyinin nasıl çalıştığı yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Yapılması gereken Beyin Temelli Öğrenmeyi eğitim sistemimize adapte etmek olacaktır. Böylece ezberci test sisteminden ve bilgiyi çıkarı için, sınavı geçmek için kullanan bencil öğrencilerden kurtuluruz. Bilgi güçtür, gücü elinde bulunduran diğer güç unsurlarını da kontrol edebilir. Ezbere bilgi ise sınav içindir ve sınavı geçince unutulur. Bilgiyi unutan da güçsüz kalır ve bilgi sahipleri tarafından manipüle edilerek bazı amaçlar için kullanılır. Ey Türk gençliği, kendini kullandırtma, bilgiyi ezberleyip unutarak güçsüz kalma, sınavda çıkmaz diyerek bilgiyi gereksiz görme. Bilgiyi öğren ki gücüne güç kat. Geçmişte olduğu gibi şimdi ve gelecekte de çağdaşlarına fark at.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *